|
19
Kasım,2001
Devlet
Planlama Örgütü,
XXII.
Sosyal ve Ekonomik Konsey,
Yüksek
Planlama Kurulu,
Lefkoşa.
Sayın Başkan, değerli konsey üyeleri ve konuklar,
Devlet Planlama Örgütü’nün gerçekleştirmiş bulunduğu
Sosyal Ekonomik Konseyi’nin XXII. Toplantısında bu
bildiride yer verilen derneğimiz görüşlerinin ‘2002 Geçiş
Yılı Programı’na katkıda bulunacağını ümit
etmektedir.
Bugüne
kadar ‘Ekonomik ve Sosyal Konsey’ toplantılarında
Konsey üyeleri tarafından yapılan önerilerin pek dikkate
alınmadığını üzülerek belirtirken, ilgili yasa uyarınca
amacı bakımından Konseyin ‘2002 Geçiş Yılı Programı’
Bakanlar Kurulu’nda onaylanmasından önce toplanması
gerektiği halde Meclis’te görüşüldüğü bir ortamda
gerçekleştirilmesi bu gerçeği teyit etmektedir.
Bir
ekonominin yürütülmesinde uygulanan iki ana unsur vardır.
Derneğimiz bunu geçmiş toplantılarda da özellikle
vurgulamıştır. Para ve maliye politikaları. İki ayaklı
bir aracın üzerinde yürümesi zorunlu olan çıkmaza
girmiş bir ekonomide çıkış tek ayak üzerinde mümkün
olamaz. Üstelik para politikası olmayan bir ekonomide tek
ayak kalmış olan ‘Maliye’ politkası da hatalı
uygulamalar ile sakat
kalmış ise bugün yaşanan kriz kaçınılmaz bir sonuç
olur.
Bu aksak maliye politikası ile 2002 Geçiş Yılı Programında
bütçe giderlerinin ancak %60 yerel gelirler ile karşılanabilmektedir.
Dolaysız vergilerin dolaylı vergiler arasında pek bir
fark olmaması bu maliye politikası ile devlet gelirleri için
çok önemli olan gelirden vergi toplanamadığını göstermektedir.
Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nın ekonomik paket ile uygulamaya başladığı
hatalardan dönmesi için bu bakanlığa bu konseyin XXI.
Toplantısında Derneğimizin yaptığı çağrı genelde çok
sınırlı olumlu bir tepki görmüştür. Vergi,. zam ve
fonlar ile temel girdi maddelerine getirilen
astronomik artışlar
ekonomik sektörleri zora sokacağını,
turizmcilerin, esnaf ve
üreticilerin mesleklerini terk etmek zorunda kalacağını,
tüketiciler ise onbinlerce haciz ve borç yükü altında
yuvalarını ve ülkeyi terk edeceğini, gençlerin ise işsiz
ve aşsız göç yollarına düşeceklerini buradan vurgulamış
gerekli önlemlerin alınması istenmişti
Ülkemiz
pahalılık ve enflasyon ile dünya birincisi durumuna gelmiş
olmasına karşın bugün üretim ve ticaretin
planlanması, düzenlenmesi ve piyasanın denetim altına alınmasında
hükümet sorumluluğundan habersiz ve duyarsız kalınmıştır.
Yeni oluşan Ekonomiden sorumlu bakanlık ise tüm iyi
niyetine karşın henüz sonuç alıcı çalışmalar için
gerekli olan altyapıyı hazırlayacak ortamı bulamamıştır.
Keyfi
ve sorumsuzluk sonucu çökertilmiş ekonominin kısır döngüden
çıkışını devlet
içerisinde sistem önleyecek
maddi, manevi ve yasal araçlarını yüksek
enflasyon ve kötü yönetim ile yitirmiş bulunmaktadır.
Devletin sosyal adalet ve hukuk ilkeleri ile halkın çıkarlarının
ön planda tutulması gerekirken bugüne kadar halkı
korumak için çıkarılan hiçbir yasa uygulanmamıştır.
Devletin saygınlık ve güvenirliği esasen bu aşamada
yitirilmiş halkın kendi devletine güveni yok edilmiştir.Ombudsman’ın
‘HARAÇ’ alınıyor raporu yayınladığı bir
‘Plajların Kullanım ve Denetimi Yasası’, ‘Toplu Taşımacalık
ve Kamuya Açık Kapalı Yerlerde Sigara DenetimYasası’,
‘Metrik Sistem Yasası’, ‘Sigortalar Denetim Yasası’,
‘Mal ve Hizmetler Düzenleme Denetim Yasası, Acentelik
Yasası gibi halkın çıkarı için çıkarılmış olan
yasaların uygulanmaması sonucu yaratılan ciddi güvensizlik
KKTC.’nin devlet olma güvenini sarsacak boyutlara ulaşmış
bulunmaktadır. Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi
alınmasını öngören adaletli gelir vergisi yerine zam ve
fonlar ile halkın her geçen gün rızkı küçültülmekte
evine çocuklarına süt, ısınacak gazyağı alamayacak
duruma düşürülmüş binlerce aile bulunmakta, ulaşım
ücretlerinin yüksek olması nedeniyle işsizliği tercih
etmekte veya kırsal kesimden şehirlere göç
etmektedirler. Böyle olmasına karşın etkin vergi
denetimleri ile vergi kaçıranlardan vergi almak, sağlık,
eğitim, ve hukuk hizmetleri sektörleri gibi kayıt dışı
ekonomi ile sigorta ve bankacılık sektörlerini denetim
altına almak yerine fon ve zamlarda israr edilmesi
ekonomide çıkış yollarını kapatmaktadır.
“Tekelleşmeyi
ve haksız rekabeti önleyici ile tüketiciyi koruyucu
yasaların AB normlarına uygun olarak düzenlenmesi”
öngörülen Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı ‘Tüketicleri
Koruma Yasa Tasarısını’ son aşamasına getirmiş
bulunmaktadır. Başbakanlık yetkilileri ve derneğimiz yönetim
kurullarının Lefkoşa’da ve Gazi Mağusa’da yaptığı
çalışmalar sonucunda
bu yasa tasarısını AB normlarına uygun olarak hazırlamış
bulunmaktadırlar. Tasarının yasallaşması durumunda Kıbrıs
Türk halkının BM’de tescilli bulunan evrensel tüketici
haklarının korunmasına olanak sağlanmış olacaktır.
Derneğimizin bugüne kadar hakkı ile korumakta olduğu tüketicilerin
haklarının korunması bu yasa ile desteklenmiş olacaktır.
|